Cildimize Zarar Veren Etkenler ve Tedavi Yöntemleri

Cildimize Zarar Veren Etkenler ve Tedavi Yöntemleri
4 Nisan 2012 tarihinde eklendi, 505 kez okundu.
cilde zarar veren etkenlercilde zarar veren etkenler

Cildinimizin yaşlanmasını ve yıpranmasını engellememiz mümkün değildir, ancak engellemek için çeşitli yöntemler vardır. Çeşitli antiaging kremleri, erken teşhis vb. tedavi yöntemleri cildimizde meydana gelen etkilere çözüm olabilir. Ayrıca gözle görülür şekilde bazı kimyasallarda cildimize gözle görülür bir şekilde zarar vermektedir. İşte bu kimyasallardan da kurtulmak yine doğru tedavi yöntemlerini seçmek ve günlük yaşam şeklimizde yapacağımız bazı değişiklikler sonucu kontrol altına almamızı sağlamaktadır. Cildimizin destekleyici yapısına zarar vermesi sonucu sarkma, kırışıklık, çizgiler oluşmasını sağlayan ilerleyen yaşlarda genç bir cilde oranla üretimi oranı düşen kolajen nedeniyle kolajen yiyen enzimler kısaca MMP olarak adlandırılan Matriks metalloproteinaz isimli enzimlerin artarak cildin destek yapısının bozulmasına neden olur. Bu neden özellikle UV ışınları yani güneş ışınları ile kızarmadır ki MMP enzimlerini arttırır. Bu sebebi ise  erken yaşlanma sebebi olan güneş ışınlarına maruz kalma tetikler ve MMP enzimlerinin artmasına neden olur.

               Bu zararlı kalojen yiyen enzimlerden nasıl korunmalı? UV yani güneş ışınlarından korunmalı ve geniş spektrumlu bizi bu ışınlardan koruyan ürünleri kullanmalı ve üzüm çekirdeği özü, yeşil, beyaz çay özü vb. antioksidanları kullanarak kontrol altına alabiliriz. Çevre ise hücrelerimizin paslanmasına, mat, cansız bir cildimizin oluşmasına neden olur ki yaşımızın ilerlemesi ile cilt antioksidan savunma sistemi zayıflayarak serbest radikal denen doğal oksitlenme ile mücadele edemez hale gelir ve DNA mız bozulur.

              Doğal serbest radikal hasarından nasıl korunuruz? Koyu ve canlı renklere sahip olan ıspanak, dut, domates vb. sebze ve meyveler antioksidan açısından yüksek değerlere sahip yiyecekler olduğundan tüketimini artırmamız yani bolca tüketmemiz cildimizi iç ve dış tehditlerden korumaya yardımcı olur. Cilt dokumuz bozan aşırı şeker tüketimi yani glikasyon durumu ise cildimizizin sıkılık ile elastikiyetin kaybolmasına neden olur. Enerji almak amaçlı yenen şeker cildin genç görünümünü yıpratırken kan şekerini yükseltir ve kalojen ile bağ oluşturup cildin kırışmasına neden olur.

               Glikasyona karşı çözüm nedir? Öncelik rafine şekerden uzak durmaktır. Soya tüketiminin arttırılması şeker moleküllerinin hapsedilerek cilde zarar verilmesini engeller ve sıkılık ve elastikiyetin kaybolmasını engeller.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın


Sayfa başına git
%d blogcu bunu beğendi:
http://www.kadinsaglikrehberim.com/wp-content/uploads/2016/02/logo.png